Takip Et

Güncel

Pervin Buldan: Asgari ücreti 12 bin 500 lira yapalım

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, TBMM Genel Kurulu’nda bugün başlayan bütçe görüşmelerinde partisi adına kürsüye geldi. Buldan asgari ücretle ilgili olarak, “Buyurun asgari ücreti HDP’nin teklifi olan 12 bin 500 lira yapalım. Ama yapmayacağınızı ve yapamayacağınızı biliyoruz. Çünkü siz anca halktan toplamayı bilirsiniz” dedi.

Ekonomik krize, yoksulluğa ve iktidarın faiz politikalarına değinen Buldan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Ekonominin kitabını yazdık” sözlerini hatırlatarak, ”Geçen yıl ekonominin kitabını yazıyordunuz. Buyrun şimdi faizin kitabını yazın’‘ dedi.

Buldan ayrıca ‘‘Faizcilik, tefecilik nasıl yapılır dünya alem görsün. Faiziniz tek hane olabilir ama zamlarınız, vergileriniz, cezalarınız, enflasyonunuz üç hanedir” ifadelerini kullandı. 

‘Talan döneminizin bitiş ve kapanış bütçesidir’

Buldan’ın açıklamaları şöyle: 

“Talan döneminizin bitiş ve kapanış bütçesidir”

Bütçede sosyal adalet, sosyal devlet, refah ve huzur yoktur. Yoksullar, kadınlar, emekçiler, üreticiler, çiftçiler, esnaflar, çocuklar ve engelliler yoktur. Ancak şunu da iyi bilin ki bu bütçe aynı zamanda talan döneminizin bitiş ve kapanış bütçesidir.

Halkın ve çözümün bütçesinin yapılacağı yeni bir dönem çok yakında başlayacaktır. Bütçeyi geçirmek için çoğunlukta olabilirsiniz ama unutmayın asıl çoğunluk dışardadır. Bu zulüm düzeninden bir an önce kurtulmak isteyen milyonlardır. Onların sesi de sözü de gücü de bu kürsüdedir.

İç barışı tesis eden ve demokratik siyaseti esas alan bir bütçenin hazırlıklarına şimdiden başladık, malum zaman yaklaşmaktadır. Sizin için de zaman yaklaşmaktadır. 4 yıl önce söz vermiştiniz, ekonomide Türkiye’yi uçuracaktınız. Evet kendi rant ekonominizi uçurdunuz ama ülkeyi uçurumdan aşağı attınız, yere çakılmasına sebep oldunuz. Şimdi çakılma sırası sizdedir. Sandıklarda kesinlikle çakılacaksınız.

Sayıştayın yolsuzluk raporlarını uç uca eklersek buradan sarayınıza yol olur

Yasama-Yürütme-Yargı kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdınız, yerine yürütme saklama aklama sistemini kurdunuz. Meclisin denetim yetkisini elinden aldınız, yeni bir vesayet rejimi kurdunuz. Talimatlı bir yargı düzeni yarattınız. Demokratik siyasete ve topluma karşı bir darbe mekanizması kurdunuz. Kolluk güçlerini, siyasetinizin destek gücü haline getirdiniz. Yolsuzlukları merkezden yerele kadar tüm kurumlara yaydınız. Sayıştayın yolsuzluk raporlarını uç uca eklersek buradan sarayınıza yol olur.

Kayyum darbesiyle seçim sonuçlarını ortadan kaldırdınız. Kayyumlarınız Kürt halkının ana diline kültürel değerlerine her gün saldırmaktadır.  Kürt düşmanı kayyumlarınızı da tarihin ve siyasetin çöplüğüne göndereceğimiz günler çok yakındır. 

Türkiye’yi yasaklar ülkesi yaptınız. Ayrımcılığı ve eşitliği büyüttünüz, adalet duygusunu yok ettiniz. Çorlu’da 25 canın karşılığı 1 ay 14 gün. Kadın katliamları cezasız. 

Yandaşlarınızın çantasında yok yoktur ama çocuklar okula aç gitmektedir.

Yoksulun sofrasındaki soğanı bile aldınız. Çiftçiyi, üreticiyi, emekliyi borç batağına sürüklediniz. Bir de durmadan enflasyona ezdirmeyeceğiz diyorsunuz.

Asgari ücreti 12 bin 500 lira yapalım

Buyurun asgari ücreti HDP’nin teklifi olan 12 bin 500 lira yapalım. Ama yapmayacağınızı ve yapamayacağınızı biliyoruz. Çünkü siz anca halktan toplamayı bilirsiniz. Yandaşlarınıza dağıttıklarınızı toplasanız 10 katı gelir elde edilir. Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alalım. Temel gıdalardaki vergiyi kaldıralım. Yapamazsınız sizin hesaplarınız başkadır.

Gelmiş geçmiş en büyük faiz lobisi sizin iktidarınızdadır. Faiziniz tek hane olabilir ama zamlarınız, vergileriniz, cezalarınız, TÜİK’e gizlettiğiniz enflasyonunuz üç hanelidir. Artık yolun sonuna geldiniz. Kaybedeceksiniz. AKP Genel Başkanı, yıllar önce çok net söylemiş. ‘Eğer 8 yıl önceki asgari ücretle aldığın yumurtadan, sütten, ekmekten bugün daha az alıyorsan bize oy verme’ demiş. Büyük ekonomist, bir kez de olsa doğruyu söylemiş, bu ekonomisti bir sefer de olsa dinlemekte fayda var. Halkımız gereğini kesinlikle yapmalıdır. 

Siyasi, iktisadi, sosyal, toplumsal bütün krizlere kaynaklık eden tarihsel bir sorun var o da Kürt sorunudur. Kürt sorunu Türkiye’de istisnasız tüm iktidarların kaza yaptığı ortak bir virajdır.

Çözüm sürecinin yaşandığı günden bugüne en büyük yolsuzluklar yaşandı

Sizin çatışmacı siyasetiniz değil, halkların demokratik modeli kazanacaktır. Boş yere uğraşmayın. Kobanê’den, Minbiç’ten, Tel Rıfat’tan size yeni bir iktidar çıkmaz, çıkmayacaktır. Seçimin sonucunu Suriye’ye attığınız bombaların sesi değil, kaynamayan boş tencerelerin sesi, geçinemeyen milyonların itirazı, barış ve demokrasiden yana olan güçlü toplumsal irade belirleyecektir. Buradan Türkiye toplumuna da seslenmek istiyorum. Hamasi nutuklara asla itibar etmeyin! Beka hamaseti arttığında bilin ki yolsuzluklar da artacaktır.  Bakın cenazeler gelirken, bakanlardan birinin kuzeni Bodrum’da 180 bin metrekarelik deniz manzaralı arazi ihalesi aldı. Çözüm sürecinin bitirildiği 2015’ten bu yana Türkiye’de en büyük yolsuzluklar, vurgunlar, rüşvet skandalları yaşandı.  

Kürt sorununda çözüm üretmeyenler gelecekte asla söz sahibi olamazlar

Anadili hakkı ve onarıcı bir adalet başta olmak üzere evrensel hukuktan doğan haklar bağlamında eşit yurttaşlıkla ve özgürlükçü bir perspektifle bu mesele çözüme kavuşturulabilir.  Her gün uçaklarınızı kaldıracağınıza, bu parlamentoda çözüme ve barışa ellerinizi kaldırsanız bu ülkeye en büyük hizmeti yapmış olursunuz.  Bu sadece HDP’nin bir meselesi de değildir, Türkiye’nin ortak sorunudur. Siyasal muhalefetin de, tüm kesimlerin de bu konuda cesur olması, elini taşın altına koyması, sorunla yüzleşmesi gerekir. Kürt sorununda çözüm üretmeyenler gelecekte asla ve asla söz sahibi olamazlar.  AKP-MHP iktidar düzenini değiştirme iddiasında olanların, mesele savaş politikaları olduğunda iktidarın arkasında saf tutarak 8’li masaya dönüşmemesi gerektiğinin altını önemli çizmek istiyorum.  Bu tüm toplumun çıkarınadır.

Siyasi toplumsal mutabakat

Güçlü toplumsal barış, adalet ve yüzleşme için en geniş siyasi toplumsal mutabakatı oluşturalım. Yasaklar ülkesini özgürlükler ülkesine dönüştürmek, hak arama ve örgütlenme özgürlüğünü, eşit ve adil bir yargıyı hayata geçirmek için güç birliği yapalım. Engellilerden emeklilere, EYT’lilerden ataması yapılmayan öğretmenlere, üreticiden esnafa, gençlerden, kadınlara, farklı yaşam tarzlarına herkesin haklarını güvence altına alan güçlü sosyal devlet düzeni için, en güçlü eşit yurttaşlık birlikteliğini sağlayalım. Toplumsal cinsiyet eşitliğini her alanda hayata geçirmek için, feministlerden tüm kadın hareketlerine en büyük kadın dayanışmasını gerçekleştirelim. Doğa talanını, rant çarkını durdurmak için ekolojik yaşamda mücadele birlikteliğini oluşturalım. Bir çocuğun dahi güvencesiz ortamda, şiddet sarmalında açlık ve yoksulluk içinde kalmaması için mücadelemizi çocukların bugünüyle buluşturalım. Biz tüm bu hedefleri başarma ve yeni bir dönemi başlatma konusunda sonuna kadar kararlıyız.

Güncel konulu diğer haberler