Takip Et

Makale

Volkan Gezer Yazdı: Ukrayna’ya İçinden Bakmak- 2

ABD ve Batı emperyalizmi savaşın bir süre daha mevcut düzeyde sürdürülmesinden yanadırlar çünkü tüm bu yığınakların hedefi mevcut durumu sürdürmek için değil, gelecek içindir.

Maidan olaylarından sonra yapılan seçimleri kendisi de bir oligark olan Petro Poroşenko kazandı. Poroşenko döneminde ABD ve Batı emperyalizmi Ukrayna’da çıkarlarına uygun örgütlenmeleri sağlama almıştı. Bütün bu hazırlıklar Poroşenko döneminde tamamlandığı göz önünde bulundurulursa, Poroşenko’nun da ABD ve Avrupa emperyalistlerinin Ukrayna projesinin içinde olduğu rahatlıkla anlaşılabilir. Nitekim, 4 yıllık görev sürecini tamamladıktan sonra ikinci kez girdiği seçimlerde, iktidar, tamamen bir proje olan Zelenski’ye verildi.  

Bu seçim sonucu, tam anlamıyla Tink Tank kuruluşlarının öngördüğü bir projeydi. Ukrayna genelinde toplamda 150 bin Yahudi kökenli yaşamasına rağmen, ülkenin tüm köşe taşlarına Yahudi kökenliler oturtuldu. Devlet başkanı olan Zelenski; Zelenski’yi finanse eden ülkenin en büyük oligarkı ve zincirleri Amerika’nın elinde olan Kiev Belediye Başkanı ve Savunma Bakanı gibi en stratejik yönetim erkine Yahudi kökenlilerin getirilmesi tesadüf olamaz.  

Zelenski’nin Yahudi kökenli olması Ukrayna’da faşizmin önündeki bir engel oluşturmadığı gibi, tam tersine bu “ayrıntı” faşizmi maskelemenin olanağına dönüştürüldü. Ve şimdi Zelenski iktidarı ve tüm faşist güçler Ukrayna da tam anlamıyla terör estirmekteler. Çıkartılan tüm yasalar anti-Rus yasalardır. Rusların hadım edilmesi, Rusçanın yasaklanması gibi ırkçı faşist yasalardır. Ukrayna-Rus savaşı içinde çıkartılan bir yasayla paramiliter faşist güçlerin var olan polis güçlerine eklemlenmesi ise sadece iktidarın hangi ellerde olduğunu açık etmedi, bu hamle faşizmin ve ırkçılığın açıkça yasalaştırılması olarak, Zelenski önceli faşist Stepan Bandera’nın ulusal kahraman ilan edilmesi ile adeta perçinlenmiş oldu. ABD’nin ön ayak olduğu bu yasaların, Ukrayna halkının şu ana kadarki siyasi, kültürel ve tarihsel yaşanmışlıklarının üstünü çizmek ve bir kalıba dökmek olduğu su götürmez bir gerçekliktir.

Rusya’nın gücünü bilen toplum işgalin, başlamasıyla beraber Polonya sınırına akın etti. Yaklaşık olarak en başta 6 milyon olan bu sayı giderek 9 milyona çıktı. Ülkenin boşalacağından korkan Zelenski hükümeti derhal savaş yasaları çıkarmakta gecikmedi. 18-60 Yaş arası erkeklerin ülkeden çıkışlarını yasakladı.

Kiev’in kuşatılması zaten beklenen bir olaydı. 2012 yılından bu yana ABD ve İngiltere, Ukraynalı faşist güçleri Polonya ve Litvanya’da çoktan hazırlamıştı. Savaşın fiiliyatı öncesinde ve sonrasında Zelenski’nin ofisinden ayrılmayan ABD’li danışmanlar gün gün savaşın gidişatında rol oynadılar.

Savaşın öncesinde de zayıf olan Ukrayna ekonomisi hızla kendi kaynaklarını tüketmeye başladı. Ukrayna’daki küçük ekonomi güçleri neredeyse stop etti. Var olan ağır sanayi ise zaten çok aktif değildi. Motorlar üreten sanayi, demir-çelik sanayi ve benzerleri ciddi anlamda zarar gördü.  Karadeniz’deki Azovstahl demir-çelik fabrikalarını kaybetti. Avrupa’nın en büyük nükleer santrali Rusya’nın denetimine geçti. Gelinen aşamada üretimde, küçük işletmelerin dışında ve zorunlu tarımın dışında bir aktivite kalmamış gibidir. Savaşın ön cephesi ve yakın bölgelerinde ise tarım zaten yapılamıyorken, ekonominin kontrolü de tamamen Amerikan emperyalizminin denetimine girmiş durumda. Siyasi iktidarın kontrolü ve ordunun herhangi bir bağımsız rolü çok zayıf ve maaşları da Amerika ve Avrupa emperyalist devletleri karşılıyor.  

Kısa süre önce Polonya, Litvanya ve Ukrayna liderleri Ukrayna’nın Lviv kentinde üçlü bir toplantı yaptı. Toplantıda, “Polonya, uluslararası koalisyonun (siz NATO anlayın) parçası olarak bir bölük Leopar tankını Ukrayna ya devretmeye karar vermiştir” kararı çıktı. Ayrıca Duda, daha fazla tank sağlamak için bu koalisyon çaba gösterecektir” dedi. Foreign Policy dergisi ise Türkiye’nin, yasaklanmış olan Misket bombalarını 2022 Kasım ayında Ukrayna’ya teslim ettiğini ifşa ederken, Almanya ise, önümüzdeki günlerde Patriot hava savunma füzelerini teslim edeceğini açıkladı. Kısacası, Batılı emperyalistler envanterinde bulunan tüm ağır silahları Ukrayna’ya yığmaktadır.

24 Şubat 2022’de başlayan Rus işgali, Kiev in banliyölerine kadar sorunsuz ilerlemesine rağmen ve Kiev’e çok yakın olan Çernobil nükleer santralini de işgal etmişken yine de Kiev’e girmedi. Büyük bir kent savaşının tuzağına çekileceğini öngördüğü için geri çekildi.

Rusya ordusu, eskimiş silah sistemleriyle işgalin başında sorunsuz kaydettiği ilerlemeye karşın, ABD ve Avrupalı emperyalist güçlerinin el altından Ukraynalı faşistlere ve ordusuna anti-tank silahlarını aktarması karşısında büyük zorluk yaşadı. Gerilla savaşı stratejisini kullanan Ukraynalı gruplar, bu teknik donanımın da yardımıyla Rus ordusuna büyük zararlar verdiler. Savaşın bir aşamasından sonra Rusya farklı bir taktik izlemeye yöneldi. ABD ve Batılı emperyalistlerin Ukrayna’yı silah sistemlerini deneme laboratuvarı olarak da kullandıklarını bildiğinden, teknik ve psikolojik olarak sınırların nereye kadar uzanabileceğini görmek istedi ve savaşın mevcut seyri hala da bu birbirini yoklama, teknolojik üstünlüklerinin nerede uç vereceğini görme ve varsa yeni tür silahların onların sahaya sürülmesine birbirlerini zorlama biçiminde yürüdüğü söylenebilir.

Şimdiki Durum

11. ayına giren Rusya-Ukrayna savaşının aslında NATO-Rusya savaşı olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmış durumdadır. Rusya’nın “kırmızı çizgi” blöfleri tutmamış ve Batı emperyalizmi esas amaçlarından vazgeçmemiştir.

Türkiye ise bu savaşın başlangıcından itibaren hem nalına hem de mıhına vurarak iki yüzlü bir politika izledi. Savaş başlamadan önce Türkiye’deki bazı (Erdoğan’ın damadı) firmalar Ukrayna devleti ile teknoloji antlaşmalar imzalamış, bu anlaşmalara göre Türkiye Ukrayna ile dron teknolojisini birlikte yürütecek, bunun karşılığında ise Ukrayna Türkiye’ye motor üreten sanayii de yardım edecekti. Ve bayraktar dronlarının bu savaşta Ukrayna lehine önemli bir rol oynadığı bir gerçekliktir.

Vereceğim şu basit iki örnek de bu durumun teyididir:

Bindiğim bir takside çalan radyonun ismi Bayraktar’dı. Ayrıca savaş sürecinde doğan pek çok çocuğa “Bayraktar” isminin verilmesi, Türk dronlarının bu savaşta oynadığı etkili rolün düzeyini gösteriyor. Ve bu durum stratejik düzeyde olmasa da taktik ölçekte bundan böyle savaşlarda dronların ve uzaktan kumandalı silahların belirleyici bir rol oynayacağını gösteriyor. Ancak nükleer silahların unutulmaması gerekir.  Sonuçta savaşların son noktası nükleer savaşlardır. Bu savaşın Rusya’nın yenilgisi ile sonuçlanması zor görünse de bir olasılık olarak, Rusya’nın savaştan onursuz bir şekilde ayrılması durumunda veya yenilgiye doğru evrilmesi durumunda taktik nükleer savaşa başvuracağı da en güçlü olasılıktır.  Zira Batı emperyalizmi inanılmaz bir şekilde savaşı körüklemektedir. Avrupa ve Amerikan emperyalizmi aşılan psikolojik sınırlar sonrası Ukrayna’ya inanılmaz derecede silah desteği akışı başlatırken, savaşın başlarında çekimser kalan Almanya ve Fransa’da Ukrayna’ya silah yığmaya hız vermiş durumdadır. Bunların yan ısıra Polonya, elinde olan leopar tanklarını Ukrayna’ya vermeyi taahhüt etti. Estonya, Litvanya, Fransa, Amerika, İsveç, İtalya, İngiltere gibi ülkeler açıktan desteklerini esirgemediler. Şu an Hollanda’nın Vlisingen limanında 1250 Amerikan tankı karaya çıkartıldı. Fransa ve Polonya’nın yanı sıra, Almanya’daki Yeşiller Partisi’de dahil tüm sağcı ve “solcu” partiler Olaf Sholz hükümetine leopar tanklarını Ukrayna’ya verilmesi için baskı yapmaktalar.  Polonya hükümeti elindeki tankları vermek için Almanya’nın onayını bekliyor. Japonya, Güney Kore, İngiltere vb. birçok ülke ise özellikle bu savaşı körüklemektedir.

ABD ve Batı emperyalizmi savaşın bir süre daha mevcut düzeyde sürdürülmesinden yanadırlar çünkü tüm bu yığınakların hedefi mevcut durumu sürdürmek için değil, gelecek içindir. Rusya ise, Donbas ve Luhanks sınırları için bir mücadele görünümü verse de durumun farkında olarak asıl hazırlığı bahar ayları için yapmaktadır.

Genel bir çıkarsama gerekirse söylenebilecek şey şudur: Hala hazırda, Bakhmut, Soledar, Kharkiv- İzum, Kherson, Zaporojiye, Dnipro, Kramatorsk çevresinde süren cephe savaşları, şimdilik sonuç getirmeyecekti. Her iki taraf da tüm hazırlıklarını beş-altı aylık bir dönem sonrasına göre yapmaktadır. Zira, Batılı emperyalistlerin Ukrayna’ya yerleştirecekleri silahlar henüz tüm olarak hazır değil, bunu hem batı emperyalizmi hem de Rusya biliyor.  Asıl sonuç almaya dönük kapışma önümüzdeki bahar ve yaz aylarında gerçekleşecektir.  

Makale konulu diğer haberler